İnatla ayakta durduk. Alex, Volkan, Selçuk gibi futbolcularımız, voleybolcuların, basketbolcuların şampiyonluklarına bizim gibi seviniyorlar. Eda, çubuklusuyla taraftarının yanında yürüyerek Saracoğlu’na gidiyor. Penny, üzerinde çubuklu varken dizindeki acıyı unutarak oynamaya devam etmek istiyor. Arslan, sadece kendi takımının değil, tüm kulübün kaptanlarından biri olduğunu gösteriyor. Aykut Hoca liderliğini, adamlığını gösterip yönetimi ayakta tutabiliyor. Kupayı kazanan her sporcu, başkanına duyduğu sevgiyi, saygıyı dillendirmeyi borç biliyor. 50 bin kadın-çocuk, bize bile halkın takımının ne demek olduğunu tekrardan hatırlatıyor. Belki 50 yılın üzerinde birbirlerine aşk duyan yaşlı bir çift, tribünde yerini alıp ortak aşklarıyla seviniyor, üzülüyor. Onur Karabudak’ı futbolcu abileri, yönetici ablaları ziyaret etmeyi ihmal etmiyor.
Bunların karşısında durabileceklerini sananlar, bize kötü fantastik bir roman tadındaki iddianameyle geliyorlar. ROKla, Ermanla, Baransu’yla, yalan manşetlerle geliyorlar. Tek maçlı playoff sistemiyle, doping tezgahlarıyla geliyorlar. Takımın yanında, sessiz sakin şekilde duranları karakollara götürerek, şampiyon takımını gecenin bir yarısında karşılayanlara biber gazı sıkarak copla vurarak geliyorlar.
Ama olmuyor işte. Yine her tarafta biz varız. Avrupa şampiyonuyuz, Türkiye şampiyonuyuz, geldiğiniz her finalde karşınızdayız, Bağdat Caddesi’nde, Silivri’de, Metris’te, Boğaz Köprüsü’nde, Sivas katliamı protestosunda, sosyal medyada, dış hatlarda, Çanakkale’de, Halep’te, Batman’da…
O elleri lavaboya sokmanın zamanı yakındır.
Teşekkürler potanın kraliçeleri. Taurasi’ye, hakemlere, ‘etik taraftarlara’, ‘adaletin bekçilerine’, doping tezgahçılarına, dağıtılacağınızı söyleyen medyaya en güzel cevabınız oldu. Armanın da en anlamlı kupalarından birini aldınız.



